Sağlıklı, güleryüzlü, anlayışlı, sıcak, rahat bir yaşam için...

İ Z A N

Otelcilik ve Turizm Ticaret ve İnşaat A.Ş.

Muğla'nın Sabancıları - 1
Seyyar satıcılıktan küçük bir bakkal dükkanına, bakkal dükkanından oteller zincirine. İşte Özcan Kardeşler. Aile şirketi her geçen gün büyüyor. Özcan'lar başarıya ulaşmanın yolunun azimle çok çalışmak ve yılmamak olduğunu söylüyor.
Muğla'nın Sabancıları - 1
Babaları Ali Özcan dağdaki sel yataklarını dolaşıp suda sürüklenen kütükleri toplayıp satarak hayatını kazanmaya çalışmış. Sonra bir gün bir sel gelmiş ve binbir meşaketle topladığı bütün kütükleri sürükleyivermiş.
22.02.2009 19:46:00 Bu haber 1761 defa okundu
Muğla eski çağlardan bu yana hep kapalı bir kent olarak kalmıştır. Bazı yazarlar Muğla'yı kapalı giyinmiş bir anneye, Marmaris,Bodrum ve Fethiye gibi dışa açılmış ilçelerini de onun modern kızlarına benzetirler. Muğlalı geçmişte genelde yatırımlara yönelmemiş, Muğla'da iş hayatına atılanlar çoğunlukla dışarıdan gelenler olmuş, ticaret hayatını bunlar yönlendirmişlerdir. O yıllarda Muğla halkı hep kendini memur zihniyetiyle yönetmiş maddi birikimini sürekli altına ve bankalara yatırmıştır. "Muğla kenti memurlar ve emekliler kentidir." sözü de hala geçerlidir.

   Dağ Köyü Kuzluk
   Bütün bunlara karşılık Muğla'nın bir dağ köyü olan Kuzluk'tan gelip bir tesadüf sonucu şehre yerleşen ve sıfırdan başlayan Özcan kardeşler bu geleneği bozup yatırımlara ve verimli iş alanlarına yönelen Muğlalılar olurlar.
   Kuzluk, halkının geçimini çok güç sağladığı bir köydür.Hasan Ali Özcan da oldukça fakir bir aile reisi...Dağlardaki sel yatağından kütük toplayıp satar.Bununla da evini geçindirmeye çalışır.Kötü kaderi eşi Melek'i doğumda yakalar.Günümüzün milyarder yatırımcıları Hasan Hüseyin Özcan kardeşler ikiz bebekler olarak dünyaya gelirken, anneleri de ahirete göç eder. 
  

   Babaları iki yavrusuyla öylece kalmıştır. Dağ köylülerinin ataları "çay her zaman kütük getirmez" diye boşuna söylememişler.Bu defa getirmek bir yana bir sel felaketi Ali Özcan'ın topladığı kütüklerini götürür."Kütükçülükte iş yok" diye düşünen Ali Özcan Muğla'ya göçmeye karar verir.Bu arada Naime Özcan ile de ikinci evliliğini yapar.Muğla'ya yerleşen Özcan ailesi tütün işçiliğine başlar.Hasan-Hüseyin kardeşler daha 13 yaşındadırlar.Fakirlik nedeniyle ilkokulu güç bitirdikleri için ortaokula gidememenin ezikliği içindedirler.
   Babaları Ali Özcan tütün işçiliğinden kazandığı para ile bir tarla kiralar ve kendisi tütün eker.

   İkinci Darbe Tütünden
   1961 yılındaki kütük olayından sonra ikinci darbeyi tütünden yer.Devlet tütünleri almaz yakar.Bu da Özcan ailesinin iflasıdır.Hasan-Hüseyin kardeşler borç buldukları bin lira ile seyyar satıcılığa başlarlar. Sabahın köründen gecelere kadar dolaşırlar. Köylere giderler. 
   Sonunda sipariş de almaya başlarlar. İyi para kazandırır seyyar satıcılık. Bin lira borçlarını öderler ve iki bin lira sermaye ile küçük bir bakkal dükkanını açarlar. Diğer iki kardeşleri Lütfi ve İzzet Özcan'da onlara katılır.
   Allah onlara "yürü ya kulum" demiştir artık.İşler tıkırında gitmeye başlayınca Toptan Bakkaliyeye dönerler ve işi büyütürler.Kazanç aynı kazanda toplanır ve oradan yatırımlara sevkedilir. Fakir bir ailenin çocuğu olan ve zor günler yaşayan kardeşler para görünce şımarmayarak hep yatırım yaparlar. Yaşamları da şu anda olduğu gibi lüks olmayan bir yaşamdır. 
 

Kaynak : Sıfırdan Milyarlara - 4
Kazım Tokuç - Yeni Asır Gazetesi
28 Ekim 1991 Sayfa 5